Oynuyorum

Dead Rising 3 – Oynuyorum

Zombilerin çilesi bitmiyor.Hepimiz doğuştan hayatta kalma güdüsüne sahip insanlarızdır. Ama şehir hayatında yaşayan sıradan insanlar olarak bu özelliğimize pek de ihtiyaç duymayız. Bizim, yağmurlu günde yol kenarında yürürken pantalonumuza arabaların su sıçratması, toplu taşıma araçlarında yer kapmak, hangi restoranda yemek yiyeceğimiz, ürünlerin son kullanma tarihlerine dikkat etmek gibi sorunlarımız vardır ve takdir edersiniz ki bunlarla antreman yapmış hayatta kalma güdülerimiz bir uzaylı işgalinde, nükleer felakette ve hepsinden daha olası zombi istilasında kesinlikle sınıfta kalmaya mahkumlar. Bölgenizdeki ilk zombi siz olmasanızda kısa bir süre içinde beyin yemeye başlayacağınıza eminim. Ama hangimize sorsanız bunca zaman oynadığımız oyunların, izlediğimiz filmlerin ve okuduklarmızın gazı ile böyle bir durumda kendisini bir arabanın tepesinde, bir eli güzel bir kadının belinde diğer elinde bir uzi ile zombileri tararken düşünüyor. Uyanmanın zamanı geldi arkadaşlar. Çünkü Dead Rising 3’de bir kez daha görüyoruz ki zombi istilası çok güzel şakaya gelen bir durum. Ama ne yazık ki gerçek hayatta değil, bir video oyununda!

 

Ofise Xbox One geldiğinden beri alt kattan sürekli “EXKS BAKS OFF”, “EKİSBOKS GO HOM” gibi sesler duyuyoruz. Orada burada ingilizcem süper diye övünen bütün editörleri karşısında maymun etmeyi başardı alet. Yeni nesille olan sınavımızı aksan yapmaya çalışarak vermek bize görevi oyun olan bir aleti biraz sorgulattı. Biz Xbox One hakkında zaten bir dosya hazırladık ve ilerleyen sayfalarda bulacaksınız fakat aletin asıl tadı onla konuşurken değil onunla birlikte oyun oynarken çıkmaya başladı. Dead Rising 3 de Xbox’ın bu yeni nesil üyesinin çıkış oyunlarından biri ve tamamen konsola özel. Peki Dead Rising 3 ne kadar yeni nesil ve ne kadar Xbox One? Biraz geç kalmış olan bu incelemede size bunun ve oyunun eğlenceli olup olmadığının cevabını vermeye çalışacağım.

 

Niyetlerinin yangın söndürmek olmadığı gayet açık.
Niyetlerinin yangın söndürmek olmadığı gayet açık.

 

Öncelikle daha önceki Dead Rising oyunlarını oynadıysanız, “çok sevmişmiydim acaba?” diye kendinize bir sormanızı öneriyorum. Çünkü serinin 3. halkasının size vaat ettikleri ilk 2 oyunun ötesine geçiyor fakat oyunun Amerika’yı yeniden keşfettiğini söyleyemeyiz. Göreceli olarak daha iyi grafikler, daha fazla silah, yeni gelen açık dünya oynanışı, detaylı crafting, karakter geliştirme ve çok daha fazla zombi! Dead Rising 3’ün önceki oyunlardan farkı bunlar. Farklı olmayan yanı ise, saf eğlence!

 

Dead Rising özünde bir parodi. İlk oyundan beri bu böyle. Shaun of the Dead nasıl bir zombi parodisi ise, Dead Rising de bu tür parodilerin video oyunu versiyonu. Oyunda zombiler var diye onlardan korkmayı beklemeyin çünkü oyun hem bunu yapmaya çalışmıyor hem de gerçekten çok kolay. Zombi öldürerek hayatta kalmanın stresini yaşatmak yerine, bin bir türlü yolla toptan zombi katliamı yapmanın eğlencesini sunuyor. Ana ve yan karakterler, üretilen araçlar ve silahar, olay örgüsü, grafikler ve popüler kültüre dair bütün göndermeler size bunu vaat ediyor ve bir noktaya kadar da bunu veriyor. Bahsettiğim “bir noktaya kadar”daki nokta, bir yerden sonra özellikle zombilere karşı sürekli aynı şeyleri yaptığınızı farkettiğiniz o an. O andan itibaren sizi ne yeni araçlar yapmak, ne absürt silahlar yapmak, ne de 500 tane zombinin arasına ışın kılıcı ile dalmak kesiyor. Yani oyun açık dünya oynanışı ile vaat ettiği onlarca saat sürecek oyun süresini, bir yerden sonra fark ettiğiniz tek düzeliği ile sizin elinizden alıyor.

 

Oyunun uçuk silahlarından bir örnek! O ayı az sonra Rambo’ya bağlayacak.
Oyunun uçuk silahlarından bir örnek! O ayı az sonra Rambo’ya bağlayacak.

 

Bir açık dünya oyununda haritanın büyüklüğü önemlidir ama bana sorarsanız daha önemli olan o haritaya yayılan ve her biri kendine özgü farklılıklar gösteren görevlerdir. Dead Rising 3 daha önceden abartılarak açıklanan ki kadar büyük olmayan haritasını bir de kendini tekrar eden yan görevler ve bosslar ile doldurunca, benden açık dünya konusunda geçerli not alamadı. Toplamda 4 oynanabilir bölgeden oluşan Los Pardidos şehri oyun çıkmadan önce söylendiği kadar büyük olmayan bir Los Angeles çakması. Hele ki eski nesildeki GTA V’in Los Santos’unu düşündüğümüzde Los Pardidos’un oranın ufak bir mahallesi kadar. Elinde yeni neslin gücü olan bir oyun için bu kadar ufak bir haritaya bu kadar ıvır kıvır doldurmak, sürekli aynı sokaklarda aynı kalabalık zombi gruplarını kesmek yerine daha büyük bir haritada, araç kullanımının önemli olduğu bir hikaye de yazılabilirdi. Fakat belki de Dead Rising 3 bize büyük olanı değil sadece eğlenceli olanı vermek istiyor olabilir, e o zaman bu kadar ufak bir dünyaya çok daha renkli ve seçenekleri bol yan görevler yazılabilirdi. Neyse yine de hakkını o kadar yemeyelim, çünkü oyunun da en keyifli anlarından bazıları Psycho kod isimli yan görevler ve oradaki kafayı kırmış bosslar ile yapılan dövüşler. Evet, ana görev dışında da tercihe bağlı boss dövüşleri var. Obez ve kafayı yemekleri ile kırmış kimseyle paylaşmak istemeyen bir kadın, organ ticareti yapan rahatsız bir doktor bunlaran bir kaçı. Bu yan görevlerin hikayeye çok büyük katkısı yok ama deneyim puanı ve yeni silahlar kazanmak için aslında daha çok sadece görmüş olabilmek için yapmayı tercih edeceğiniz görevler. Oyunun kötü yanlarından biri de bu yan görevleri ana hikaye ile birlikte keyifli hale getirmek yerine “sadece görmüş olmak için” yaptığınızı hissetirmesi. Yani oyun kendine açık dünya diyebilir ama size bunu hissetirmekte zorlanıyor. Aynı bölgelerde sürekli sayıları eski haline gelen zombileri keserek ilerlediğiniz çizgisel bir oyun oynadığınızı hissetmeniz bile olası.

 

Oyunda haritaya yayılmış ve sizi keşfetmek için heyecanlandıran tek gizler silah blueprintleri. Bu şemaları bulduğunuzda yeni bir silah üretmeyi öğreniyorsunuz. Bu silahlara kombo silahlar deniyor. Bir de 3-4 silahı birleştirip ürettiğiniz süper kombo silahlar var ki işte oyunun en eğlenceli anlarını size yaşatanlar bunlar. Trafik lambası ile aküyü birleştirip yaptığınız geniş kitle imha silahı, Blanka maskesi takıp yine elektrikli bir şeyle birleştirerek ürettiğiniz ve Blanka’nın elektrik saldırısını yapan silah, ışın kılıcı, balta atma silahı ve onlarca kombo silahları ile yüzlerce zombinin arasına saldırmak, vurup vurup doymamak müthiş eğlenceli. Aynı eğlence araç kombolayıp üretilen süper araçlarda ne yazık ki yok. Oyunu yaya oynamak çok daha keyifli. Ama 4 bölge arasında mekik dokurken araç kullanmaya ihtiyacınız olacak. Kombo silahların ve toplu katliamın önemini daha çok tecrübe puanını daha kısa zamanda kazanmaya başladığınızda anlıyorsunuz. Karakter geliştirme ekranı ve seçenekleri detaylı gibi görünüyor fakat oyuna etkisi aslında çok büyük değil. Fazladan sağlık barı ve inventory geni
şletme dışındaki tüm gelişimler sanki olmasa da olurmuş diyorsunuz. Ama bahsettiğim 2 özellik oyun için oldukça önemli. Haritada adım başı silah bulmanız mümkün ama bir yerden sonra tahta sopa ile zombilere dalmak hele ki gece olunca daha bir güçlenen, hızlanan zombileri durdurmak oldukça zorlaşıyor. Bu yüzden çantanızı kombo silahlar ile doldurmak ve kalabalık bir alanda silah seçeneklerinizin bol olması oldukça önemli. Boss dövüşlerinde ise fazladan sağlık barına kesinlikle ihtiyacınız olacak. O yüzden zombi öldürmeden de oyunu bitirebilirsiniz diye düşünmeyin. Zombi öldürmek demek, tecrübe puanı demek. Ve özellikle ana senaryonun boss dövüşlerinde kendinizi geliştirmiş olmak isteyeceksiniz, buna emin olun.

 

O elindeki silahın ne attığını, ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
O elindeki silahın ne attığını, ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.

 

Nick Ramos’un 6 gün içinde Los Pardidos’tan kaçmaya çalıştığı bu çok da büyük olmayan hikaye, yeni nesilin teknik güçlerini arkasına alarak sizi yüzlerce zombinin arasına atıyor. Aynı anda ekranda o kadar çok zombiyi görmek size korku değil birazdan çok eğleneceğinizi hissetiriyor. Ve Dead Rising’in ilk amacı bu. Diğer her şey onun bir “oyun” olması için yapılmış. Ana senaryo, yan görevler, araç kullanmak, karakterler v.b. oyunun diğer bütün parçaları olmasa, siz sadece şehrin sokaklarında yüzlerce zombiyi kesseniz de alacağınız keyif zaten maksimum bu olacaktır. Dead Rising 3 grafik olarak yeni nesil sayılmayabilir, oynanış olarak da size sundukları çok yeni şeyler değil ama 4 bölgede hiç bir yükleme ekranı görmeden dolaşırken, yüzlerce zombiyi aynı ekranda hiç takılmadan gördüğünüzde yeni nesile ucundan selam diyorsunuz. Xbox One’a özel fazla oyun yok bildiğiniz üzere. Dead Rising 3 eğer elinizde konsol varsa bana sorarsanız oynamanız gereken bir oyun. Bilmeniz gereken onun ne bir başyapıt olduğu ne de hayal kırıklığı. Yan görevleri ve bütün haritayı temizlemeyi kafanıza takarsanız size oldukça da uzun bir oyun süresi sunuyor. Ama ondan iyi bir hikaye, unutulmaz karakterler, başından kalkamayacağınız çoklu oyuncu modları beklemeyin. Yarı-yeni nesil olan bu geçiş oyunu size kafa dağıtıcağınız, arada girip bir kaç yüz zombiyi değişik şekilllerde katlediceğiniz bir eğlence sunuyor. Kendi serisinin ise zirve noktası, o da bir gerçek.

 

KÜNYE

Dead Rising 3 (Xbox One)

Tür: Aksiyon

Yapım: Capcom

Dağıtım: Microsoft Studios

Dijital İndirme: Var 59$

NOTU: 7

SON KARAR: Yeni nesilin ilk çok eğlendiren, oyun gibi oyunu.

 

Bulunduğu Platformlar: XBOX ONE ve PC Games

Emre YILDIRMAZ

Tam bir teknoloji aşığı, yazılım, donanım meraklısı ve sıkı bir web geliştiricisiyim. Tecrübe ve birikimlerini güncel teknolojik gelişmeler ışığında daha geniş kitlelere ulaştırabilmek adına emree.org ‘da devam ettiriyorum. Daha fazla bilgi al
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
error: